Havucun Faydaları

Havuç nedir, havucun yararları nelerdir, havucun zararları nelerdir, havuç suyu nelere iyi gelir, havuç suyunun faydaları nelerdir, havuç suyu kürü nasıl hazırlanır? Bütün bu soruların cevabı yazımızda.

Pazarlarda her daim bulunabilen fakat esasen sonbahar ve kış sebzesi olan havuç çok önemli bir sebze. Havucun kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici özelliklerinin yanında havucun yapısında bulunan falcarinol ve falcarindiolün; göğüs, akciğer ve kolon kanseri riskini azalttığı ortaya çıkmıştır. Ancak bıçak ile temas ettiğinde, falcarinol maddesinin kayba uğrayarak kanser hücreleri üzerinde aynı etkinliği sağlayamadığı da görülmüştür.

Havuç Nedir?

Havuç, maydanozgiller familyasından olan bir sebzedir ve ülkemizde çeşitli isimlerle anılmaktadır. Bazı yörelerde havuç için pürçüklü, balkamış, yerekaçan, deper otu, gelinparmağı, yerebatan, yer otu, kızıl ot gibi ifadeler de kullanılır. 60 kadar türü olan havucun en fazla yetiştiği yer  -Türkiye için konuşulursa- Ankara Beypazarı İlçesi’dir.

A,C,B1 ve B2 vitaminlerine sahip olan havuç kabuğu soyulmadan çiğ olarak veya pişirilerek tüketilir.

Havucun Faydaları

* Kandaki kolestrol düzeyini düşürmekte üzerine yoktur. Tam bir kalp dostudur.  Yapılan araştırmalarda havuş yiyen kişilerde kolestrolün önemli düzeyde düştüğünü göstermiştir. Havuç yemeyi bırakan kişilerde kolestrolün eskisi gibi yükseldiği belirlenmiştir.
* Havuç yemek, bir takım zehirlenmelerin önlenmesinde etkilidir.
* Düzenli olarak havuç tüketimi gerçekleştiren kişilerde (sigara içenler de dahil olmak üzere) akciğer kanserine yakalanma riski en aza inmektedir.  Sadece akciğer kanserine karşı değil daha birçok kanser çeşidinde de ( kalınbağırsak kanseri, prostat kanseri, yemek borusu kanseri, göğüs kanseri, gırtlak ve mesane kanseri gibi) riski azaltmaktadır.
* Kaynatılmak sureti ile içilen havuç suyunun diyareye iyi geldiği bilinmektedir.
* Yüksek lif içeren havuç, kabızlık çeken hastaların da bir numaralı ilacıdır. Sindirimi kolaylaştırdığı gibi gaz söktürücü etkisi de vardır.
* Yapılan incelemelerde havucun memenjit gibi riskli hastalıklara karşı da faydalı geldiği belirlenmiştir.
* Hamilelik sürecinde olan kadınların özellikle tüketmesi önerilmektedir. Çünkü gebelik esnasında listerya isimli maddenin etkilerini yok ettiği görülmüştür. Bu madde, bebeğin düşmesine neden olan bir maddedir.
* Havuç aynı zamanda bağırsaklarda yer alan kurtşarın düşürülmesinde etkilidir.
* İdrar attırıcı özelliği vardır.
* Kadınlarda her ay görülen regl dönemlerinde ağrıyı hafiflettiği ve dönemin kolay geçmesine neden olduğu söylenmektedir.
* Afrodizyak etkili olduğu bilinmektedir. (Cinsel gücü arttırıcı)
* Damar sertliği ve kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu etki göstermektedir.
* İçinde yer alan A vitamini sayesinde cilt güzelliğinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Birçok kozmetik firması havucun mucizevi etkisini ürünlerinde kullanmaktadır.
* Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı oldukça etkilidir.
* İshalin kesilmesinde etkilidir.
* Böbrek ağrılarının giderilmesinde faydalıdır.
* Gözlere kuvvet verdiği bilinmektedir.
* Kansızlığa karşı çok faydalıdır.
* Çeşitli solunum yolu hastalıklarına karşı iyi gelmektedir. (astım ve bronşit gibi)
* Öksürüğü kesici özelliği vardır.
* Kalp krizi ve felç riskini azaltır.
* Vücutta birikmiş olan maddelerin atılmasında ve kanın temizlenmesinde etkilidir.
* Cilde tazelik ve canlılık kazandırır.
* Cilt hastalıklarına karşı iyi geldiği bilinmektedir.
* Diş etlerini güçlendirir.
* Romatizma ve gut hastalığına karşı iyi geldiği söylenmektedir.

v      Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını , kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriliyor.


v      Havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu.



v      Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın yeterli olduğu bilinmektedir.



v      Aşırı havuç suyu içildiğinde cilt hafif portakal rengi alırsa da bunun bir zararı söz konusu değildir.



v      Tohumlarından halk arasında gaz söktürücü, idrar artırıcı, adet getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır.



v      Haftada beş kere yendiği takdirde araştırmalara göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor.



v      Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10oranında azalttığı görülmüştür.



v      Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor.



v      Anne sütünü arttırır.



v      Yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir.



v      Havuçtaki kompleks karbonhidratlar vücuda ererji verir.



v      Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır.



v      Kabuğu soyulduğunda havuç besin değerinden çok şey kaybeder.



v      Havucun kabuğunu soymak yerine musluğun altında hafifçe fırçalamak yeterlidir.



v      Görme bozukluklari, bas dönmesi, düsük tansiyon, bitkinlik gibi rahatsizliklari iyilestirir.



v      Bronşları açar, kuru öksürüğü keser ve bağırsakları yumusatır.



v      Havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebzedir.



v      Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.

Muzun Yararları-Faydaları

Muz her daim çok sevdiğim meyvelerden biridir. Bu ara favorim muzlu milkshake. Şifayı ilaçlarda aramaya gerek yok, aslında Rabbimiz yarattığı insanın yemesi için yarattığı sayısız nimete de faydalar vermiş. İşte muzun faydaları.

Muzun Anavatanı Neresi?

Muzun faydalarına geçmeden önce nerede yetiştiği hakkında bilgi verecek olursak: Anavatanı bilinmemesiyle birlikte başta Brezilya ve Güneydoğu Asya olmak üzere birçok ülkede yetiştirilen muz ülkemizde Akdeniz kıyıları ve Ege bölgesinin bazı kesimlerinde yetişmektedir. Kalsiyum ve potasyum içeriği ile basıncını düşürmeye yardımcı olan muz lif açısından da oldukça zengindir. Sakaroz ve glikoz içeren muz vücudu besler. Ayrıca B1, B2, B6, C, D ve E vitaminlerini bünyesinde barındırır.

* Grip, nezle gibi Enfeksiyonlara karşı vücudu korur.
* Kalp kaslarını güçlendirir.
* Anemi hastalığına faydalıdır.
* Mide için iyi bir koruyucudur.
* Mide hastalıklarına iyi gelir.
* Sindirim bozukluklarını düzenler.
* Böbrek Konjonktiviteleri için yararlıdır.
* Kandaki kolesterol oranını düşürür.
* Damar hastalıklarına karşı korunmanızı sağlar.
* Yüksek tansiyonu düşürür.
* Hastaların iyileşmesini hızlandırır.
* Öksürüğe ve göğüs ağrılarına iyi gelir

* Yorgunluk ve uykusuzluğa iyi gelir.
* Saçların kırılmasını önler
* Adet ağrılarını azaltır.
* Vücudun enerji verir.
* Kemiklerin gelişimini destekler.
* Bacaklardaki Krampları önler.
* Beynin serotonine salgılamasını sağlar.
* Sinir sistemini rahatlatır, strese iyi gelir.
* Zengin potasyum içeriği ile kabızlığı giderir.
* Vücut hücrelerinin ömrünü uzatır
* Cildin erken kırışmasını önler
* Tok tutucu özelliği ile kilo vermeyi kolaylaştırır.

Muzun Cilde Faydaları

– Muz, yüz ve cilt bakımında düzenli olarak kullanıldığında cildi canlandırır. Muz, limon suyu ile krem haline getirilip egzama,  ya da pişik olan bölgelere sürülürse faydası görülür.
– Muzu balla karıştırılarak haftada bir kere cilde sürdüğünüzde cildinizin canlandığını hissedeceksiniz.

Muz Kabuğunun Faydaları

– Muz Kabuğu İçerisinde potasiyum ve yağlar bulunan muzun çok iyi bir ayakkabı cilası olduğunu biliyor muydunuz? Evet, muz kabuğunun  içiyle ayakkabınızı siler şekilde ovarsanız ayakkabılarınızın parladığını göreceksiniz.
– Muz Kabuğunun iç kısmını dişlerinize fırçalar şekilde sürttüğünüzde dişlerinizin beyazladığını göreceksiniz.
– Muz Kabuğunun iç kısmını nasırlı bölgenin üzerine koyun, üstünü bir poşet ve bez yardımıyla sarın. 2-3 saat bekletip, temiz su ile yıkayın. Nasırınızın yumuşadığını göreceksiniz.
– Muz Kabuğunu yüzünüzdeki aknelerin üzerine sürdüğünüzde kısa sürede geçecektir.
– Muz Kabuğu ile Ağaran diz ve eklem yerlerinizdeki ağrıların geçmesi için iyice ovun.Ağrılarınız geçecektir.

Muzun Çocuklara Faydası

– Muz çocukların vücutlarının gelişmesini sağlar. Sütü sevmeyen iştahsız çocuklarda muz ile süt birlikte bir robottan geçirilerek çocuğa verilebilinir.
– Muz çocuklarda Yüksek ateş ve gribal rahatsızlıklarında verildiğinde ateşi düşürür ve  enerji verir.
– Muz çocuklarda bal ve sütle karıştırılarak püre olarak verildiğinde öksürüğü keser. Göğüs ağrısına iyi gelir.

Muzun Zararları Var mı?

Muzun faydaları yanında zaralarıda varmıdır?
– Kabızlık çekenler hazımsızlığa neden olabileceğinden muz fazla tüketilmemelidir
– Bir öğünde çok fazla sayıda muz yemek ya da muz ile karın doyurmak hazımsızlık sorunlarına neden olabilir. Muz çiğnenmeden hızlı bir şekilde ardı ardına tüketildiğinde bağırsaklarda gaz yapar. Şeker hastalarının muz tüketmesi pek tavsiye edilmez.

Cevizin Yararları

Cevizin yararları saymakla bitmez. Rabbimizin insan beyni şeklinde yarattığı ceviz gerçektende beyin için çok yararlıdır. Mucize bitki cevizin yararları, faydaları nelerdir?

Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içerir.

ceviz yağı; Müshil ve safra artırıcı olarak kullanılır.


Ceviz bitkisinin faydaları

Zekayı geliştirdiği, erkeklerde cinsel gücü artırdığı bilinir.

Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar.
Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir.
Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir.
Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir.
Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar.
Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.

Ceviz faydaları, cevizin faydaları aşağıdaki gibidir.
* Ceviz, kanda bulunan zararlı kolestrolün birikmesini önlemektedir. Kanı temizlemektedir.
* Ceviz, yüksek kolestrolü düşürmektedir.
* Damar tıkanıklığı tedavisinde etkilidir.
* Şeker hastalığı olan hastaların tedavi sürecinde kullanılmaktadır.
* Midede ve bağırsakta biriken gazın atılmasında etkilidir.
* Grip ve nezleye iyi geldiği bilinir.
* Sindirim sistemindeki bozukluğun giderilmesinde aktif olarak rol oynar.
* Vücudu soğuktan korumada etkilidir.
* Yorgunluğu ve bitkinliği gidermektedir.
* Vücudu zinde tutar.
* Zehirlenmelere karşı etkilidir.
* Kuvvet vermektedir.
* Çocuklarda gelişimi sağlar.
* Ceviz, beyin için gerekli olan gümüş iyonuna sahiptir. Bu nedenle yediden yetmişe herkes için gereklidir.
* Ceviz, uzun süre depolanabilen bir meyve olduğu için diyetlerde mutlaka tercih edilmektedir.
* Cevizde yüksek oranda omega 3 bulunmaktadır. Bu sayede kalp hastalıklarına karşı koruyucu bir özellik taşır. Ani inmeleri, yüksek kan basıncını azaltır. Omega-3 yağ oranı aynı zamanda çocuklarda yüksek hiperaktif olma riskini azaltmaktadır. Uyku düzeni sağlamaktadır.
* Ceviz aynı zamanda klinik depresyonu da azaltmaktadır.
* Kalp atışlarının düzenlenmesinde de ceviz oldukça etkilidir.
* Cevizde fitosteroller bulunmaktadır. Bu sayede de kalın bağırsak, prostat ve göğüs kanseri gibi çeşitli kanser türlerinden koruma sağlıyor.
* Ceviz yiyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.
* Ceviz, kavrama ve anlama gelişiminde oldukça etkilidir. (Asya’da ceviz emyvesinin bir beyin gıdası olduğu bilinmektedir. Bu nedenle sınava girmeden önce öğrenciler ceviz yemekte, bu sayede notlarının artacağına inanmaktadır.)
* Cevizde bir diğer yararlı madde L-arginin (besinlerden elde edilen bir aminoasit olup, vücudun protein yapması için gerekmektedir.) bulunmaktadır. Bu sayede kan damarlarının iç tarafının pürüzsüz ve düzgün olmasını sağlamaktadır. Kan ve damar sistemini rahatlatır.
* İçinde bulunan fitosteroller ve magnezyum sayesinde safra taşı oluşumuna engeldir.
* Antioksidan özelliği taşımaktadır. Bu sayede parkinson ve alzheimer gibi rahatsızlıkları engellemede ve azaltmada etkili olduğu söylenmektedir.
* Cevizde aynı zamanda melatonin vardır. Bu madde sayesinde özellikle gece çalışan ve uyku düzensizliği olan kişilerin uykularının düzene girmesinde etkilidir.

Soğuk Algınlığına Mucize Kış Çayı-Soğuk Algınlığı Grip Çayı

Grip ya da soğuk algınlığı şikayetlerinin arttığı şu günlerde sizlere vereceğim bitkisel çay tarifi ile birkaç gün içerisinde soğuk algınlığınızdan eser kalmayacak. Osmanlı dönemlerinde saray efradının da sıkça kullandığı bir şifa çayı olan Kış çayımız, bu nedenle osmanlı çayı olarak ta biliniyor. Yakın bir dostumun kullandığı bu doğal tedavi çayı, pek bilindik şifalı bitkisel ürünlerden imal ediliyor. Osmanlı çayının yapılışı basit olduğu gibi kullanımı kolay ve bir hayli de masrafsız bir çay olarak dikkat çekiyor.
Osmanlı Çayı için Gerekli Malzemeler.
Hibiskus (medine gülü) yaprağı, kurutulmuş portakal ve elma kabuğu, kuru karanfil, kuş üzümü, zencefil tozu ve naneden oluşan çayımız hem öksürüğe bitkisel çözüm olarak gece öksürüklerini kesici etki yapıyor hem de grip ve soğuk algınlığı neticesinde görülen burun akıntısı, boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığına iyi geliyor. Ciğerlerde öksürüğe neden olan bakterileri ve mikropları kırıcı etkisi olan Osmanlı Çayını sabah öğle ve akşam 1 er su bardağı tüketmelisiniz. Soğuk algınlığına doğal çözüm olan bu bitkisel çay, hem içerdiği C vitamini hem de yüksek orandaki bitkisel esansiyel yağlar ile sağlığınıza sağlık katacaktır.
Osmanlı Çayının Yapılışı:
ir tatlı kaşığı Osmanlı Çayı’nı fincana koyup üzerine sıcak su dökün. 3-4 dk bekletin. İçine de 1 kaşık kestane balı. Çayınız hazır. Tadı da güzel, hani şifalı şeyler genelde çirkin olur ya, bunu keyiften bile içebilirsiniz, öyle hoş bir tadı var.
Bu arada bu Medine Gülü (Hibisküs) kan şekerine iyi geliyor ve yüksek kan şekerini de düzenliyormuş, Hibisküs yapraklarının dolaşımı açıcı ve psikolojiye iyi gele etkisi de varmış.

Cörek Otu Yagının Faydaları Ve Zararları Nelerdir?


Hücre yeniliyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, anne sütünü artırıyor, cildi nemlendiriyor, doğal yolla beyaz saçları siyahlaştırıyor. Çörekotu yağının marifetleri saymakla bitmiyor…
Çörekotu yağı, tohumlarının preslenmesi ile elde edilir. Tohumlarında hem uçucu yağ, hem de sabit yağ vardır. Sabit yağ oranı % 28 – 35 arasındadır. Soğuk pres olanı kıymetlidir.
 Zengin yağ asitleri ve mineraller içeriyor
 Etken madde olarak; E vitamini ihtiva eder. Oleik asit, Omega3, Omega6 doymuş yağ asitlerini içerir.
 Çörekotu yağında timohidrokinon bileşiğinin bulunması, antihistaminik aktivite göstermesini sağlar.
 İçerdiği mineraller; selenyum, çinko, demir, bakır ve kalsiyumdur.
Selenyum bağışıklık sisteminin tüm parçaları üzerinde glutatyon peroksidaz adlı antioksidan enziminin işleyişinde rol üstlenerek etki eder.
Demir eksikliği bağışıklık sisteminde işlev bozukluğuna yol açar. Özellikle çocuklarda, adet dönemindeki kadınlarda ve aspirin ya da gastrointestinal kanamaya yol açabilecek ilaçları kullananlarda görülür.
Çinkonun pek çok bağışıklık sistemi reaksiyonunda hayati bir rolü vardır.
Çöreotu yağının türleri
Nigallae damescana türü, içerisinde bulunan damescein’den dolayı uyuşturucu etkiye sahiptir. Nigellae sativa türü etken madde açısından daha üstün. Tüm bu etkilerden emin olmak için türü hakkında bilgi veren ürünler tercih edilmelidir.
Çörekotu yağının vücuda etkileri:


Dahilen;
 Besleyici ve dengeleyici.
 İdrar ve süt arttırıcı.
 İştah açıcı, adet söktürücü.
 Astım, şeker ve romatizma tedavisinde destek.
 Grip döneminde bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun dirençli olmasını sağlar.
 Hemoroide faydalıdır.
 İçerdiği minerallerden dolayı gelişme çağındaki kız çocukları ve menepoz dönemindeki kadınların kullanmasında fayda vardır.

Haricen;
Hassas, zarif ciltler için nemlendirici.
Saçı besleyip dökülmesini önler.
 Beyazlamış koyu renkli saçların, tekrar kendi renginde çıkmasını sağlar.( ort. 6 ayda )
 Saç dökülmesi ve kepeğe karşı saç diplerine friksiyon şeklinde uygulanır.
 Egzama, kuru cilt ve saç masajı için kullanılır.

Beyazlamış saçlar için formül:
Önce saçlar doğal bitkisel yağlı saf sabunla yıkanır, durulanır, ardından beyaz saçlı bölgelere çörekotu yağı ile masaj yapılıp saça bir havlu sarılır ve 15 dakika kadar bekletildikten sonra saçlar tekrar sabunla yıkanıp durulanır.
Bu uygulamaya ortalama altı ay haftada iki veya üç defa devam edilir. Saç dökülmesini de önlemeye yardımcı olur…

Gebelikte Kullanımı:
Çörek otu hamile kalma ihtimalini oldukça yükseltir. Hamilelikten önce 6 - 8 ay süreyle çörek otu kullanılır. Çörek otu rahim kaslarının kasılmasını uyardığı için düşük yapmamak için hamile kalındığı öğrenildiğinde çörek otu kullanımına ara verilir, doğuma 1-2 gün kala tekrar başlanır, emzirme süresi boyunca kullanılır ve emzirme süresi mümkün olduğunca uzatılmalıdır. Böylece anne ve çocuk sağlığı korunmuş olur.

Hamilelik ve emzirme döneminde ilaç kullanımı modern tıpta bir kural olarak istenmez. Çünkü çocuk gelişimi çok özel bir durumdur, her müdahale az veya çok zarar verir. Bu zarardan korunmak için hamileliğe hazırlık çok özel bir zorunluluktur, bu şekilde hamilelik ve emzirme dönemi çok daha rahat geçer.

Çörek otu doğum ve doğum sancısı, doğum sonrası anne sütünün artırılması ve bebek beslenmesi ve gelişimi için yaratılan en mükemmel şeydir. Çörek otu özellikle kadınlarda ovülasyon, menustrasyon ve hamilelikte üreme sistemlerinde fonksiyonel olup, rahim kaslarının kasılmasını teşvik eder. Bu sayede doğumu kolaylaştırır.
Macun yapılıp tüketildiğinde anne sütünü artırır. Hamilelik süresince çörekotu kullanılmamalıdır, düşüğe sebep olabilir. Macunun yapılışı aşağıdaki linkte ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Hamile Kalabilmeyi Kolaytırmak için Yapılan Macun:

Hamile kalmak için Çörek otu Bal Tarçın Macunu

12 silme tatlı kaşığı taze öğütülmüş çörek otu (30 gr.)
10 çay kaşığı toz tarçın
10 yemek kaşığı saf bal

Bu karışımdan her gün 1 yemek kaşığı adetin 2. günü başlanıp 12. güne kadar sabah akşam yenir. Bu karışım yumurtaları büyütüp hormonları düzenler. Dolayısıyla hamile kalma ihtimalini yükseltir.


Kantaron Otunun Faydaları Yararları

Kantaron otunun esas özelliği ve faydaları:

1– Beyni sakinleştirir.

2– İştahı açar.

3– Sinirsel depresyonu önler.

4– Yara iyileştirici özelliğine sahiptir.

5– İshali keser.

6– Solucan düşürür.

7– İdrar söktürür.

8– Böbrek ve Safra kesesindeki taşların düşmesinde yardımcı olur.

9– Sindirim sistemini düzenler.

10– Kan temizleme özeliğine sahiptir.

11– Romatizmini önler.

12– Hastalık sonrası vücudun güçlenmesinde son derece yararlıdır.

13– Çocukların yatak ıslatmalarında kullanılabilir.

14– Haşlanmış suyu dezenfekten olarak kullanılır.

15– İrinli yaraların çabuk iyileşmesinde yardımcı olur.

16– Karaciğer, böbrek, mide hastalıklarında kullanılabilir.

17– Bronşitlerde, Akciğer iltihaplarına iyi gelir.

18– Soğuk algınlığında terletici etkisi ile hastaya iyi gelir.

19– Hazırlanmış tıbbî yağı, güneş ve diğer yanıklarda, kesiklerde kullanılır.

20– Safra söktürücü ve ağrı kesici etkisine sahiptir.

21– Kansere karşı koruyucu etkiye sahiptir. Bundan başka birçok alanda kullanılır. Kantaron bitkisi doğru ve dozunda kullanıldığında yaklaşık 50 çeşitten fazla hastalığa yarar sağladığı kanıtlanmıştır.

KULLANMA ŞEKLİ

Taze kurutulmuş Kantaron otunun çiçeğini ezdikten sonra 1–1.5 litre suya bir yemek kaşığı atılır. Sonra hafif ateşte 10–15 dakika kaynatıp, gün içerisinde çay, su yerine içilir veya ezilen bitkiyi 3 katı bal ile karıştırıp sabah, öğlen ve akşam tok karına yenilir. 

KULLANMA SÜRESİ

Şikayet ortadan kalktıktan sonra hemen kesilmelidir. Eğer şikayet devam ederse, 6 ay kullandıktan sonra en az 3 ay ara verilmelidir. 

ZARARLARI

Uzun süre ve fazla kullanıldığında vücutta kaşıntı yapar.

Bu bitkinin sadece çiçeği değil; yaprağı ve dalı da çok faydalıdır. Herkes, hasta olmadan önce de bu bitkiyi ara–sıra çay yerine kullanmalıdır. Özelikle ruhsal gerginlik hâllerinde bu şifalı bitki çok yararlıdır.

Kantaron Otunun Faydaları Yararları

Kantaron Otu: Daha çok ılıman iklimlerde yetişen ve farklı renklerde çiçek açan bir bitki olan Kantaron Otu Bitkisi, A ve C vitaminleri ile çeşitli mineraller içerir. Sarı Kantaron ve Kırmızı Kantaron olarak ikiye ayrılır. Sarı kantaron daha çok sinirsel rahatsızlıklar için, kırmızı kantaron ise mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları için kullanılır.
Kantaron Otunun Faydaları: Kantaron çayı vücuda kuvvet verir. Nekahat devresini kısaltır. Yaraların iyileşmesini hızlandırır. İştah açar, hazmı kolaylaştırır ve mide ağrılarını azaltır. Ateş düşürücüdür. Astımda da faydalıdır. İshali keser. Midedeki asit fazlalığını azaltarak mide ülserine karşı faydalı olur. Damar sertliği ve akciğer hastalıklarında yararlıdır. Balgam söktürücüdür. Kantaron otu, depresyonu azaltır. Sinirsel altını ıslatmalarda, uykusuzluk, korku ve gerginlikte de faydalıdır. Adet sancılarını ve menopoz şikâyetlerini azaltır.

Kantaron Otu ve Yağı Nasıl Kullanılır? Kantaronun çoğunlukla kökü kullanılır. Kantaronun zeytinyağında bekletilmesi ile elde edilen Kantaron Yağı da özellikle romatizma, siyatik ağrıları ile bel ve sırt ağrıları için masajla birlikte kullanılır. Kantaron yağı yanıklarda da faydalıdır. Kantaronu hamilelikte kullanmak tavsiye edilmez, ayrıca her durumda aşırı kullanımdan kaçınmalıdır.

Yara ve yanık iyileştirici,Antiseptik, kanama durdurucu, iltihap önleyici mucizevi yağ olan kantaron yağı, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor.
Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.
Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

Kantaron yağını evinizde bulundurmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar.
Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz.

Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkili olduğu kanıtlanmış.

Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.

Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.

Ne dersiniz, kantaron yağını evimizden eksik etmemekte haklı değil miyiz? Hemen kantaron yağı alın ve elinizin altına bir yere koyun. Zaten onu kullandıkça, etkilerine inanamayacak ve ondan vazgeçemeyeceksiniz. Kantaron yağı 2-3 sene boyunca tazeliğini ve etki gücünü muhafaza eder. Bitkisel tedavilerin giderek revaç bulduğu dünyamızda kantaron yağının da zamanla modern tıptaki yerini alacağına, yakın bir zamanda da onun acil servislerde kullanılacağına inanılıyor. Kantaron otunun faydaları adlı makaleyi okudunuz. Muzun faydaları nelerdir, öğrenmek istermisiniz?




Caksır Otu ve Caksır Otunun Faydaları


Çakşır; yurdumuzun güney (genellikle Hatay) bölgesinde bolca yetişmektedir. Bu bitkinin meyvelerini bölgede bolca yiyen keçi ve koyunlar; bol miktarda ikiz ve üçüz doğurmaktadır. Bunu gören Alman ve Amerikalı bilim adamları bu bitkinin bileşimini araştırmaktadır. Bölgede afrodizyak ve meni artırıcı olarak kullanılmaktadır. Çakşır'ın köklerinden su buharı distilasyonu ile damıtılmış çakşır suyu elde edilmektedir. Bilinen bir yan etkisi yoktur. Bileşiminde; nişasta, kateşik tanen, saponin, alkaloit, rezin ve uçucu yağ taşımaktadır. Çakşır Otu (Ferula communis): 2 metreye kadar uzayabilen, sarı renkte çiçekler açan otsu bir bitkidir. İçerisinde tanen, reçine, nişasta, alkaloit, saponin ve uçucu yağ bulunur.

Çakşır Otunun Faydaları ve Etkileri: Etkili bir afrodizyak olan bu bitki, cinsel gücü ve isteği arttırıcı özelliklerinden dolayı cinsel isteksizlik tedavisi için faydalı olabilir. Aynı zamanda sperm sayısını ve hareketliliğini de arttırıcı etkilere sahiptir. Kasları kuvvetlendirir ve kas ağrılarını gidermeye yardımcı olur. Sinirleri rahatlatır. Astım ve bronşitte faydalıdır.

Çakşır Otu ve Kökü Nasıl Kullanılır? Çakşır Otu Kökü kurutulup toz haline getirildikten sonra bal ile macun yapılarak kullanılır. 1 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı çakşır kökü olacak şekilde hazırlanan çay da içilebilir. Çakşır Otu düzenli kullanıldığında olumlu etkileri görülmektedir.